Suriye’deki Alevi kadınlara yönelik baskılar protesto edildi

Paylaş:
HABER MERKEZİ - Kadın örgütleri ve Alevi kurumları Suriye’de kaçırılan Alevi kadın Betül Süleyman Alluş’un serbest bırakılmasını istedi. 
 
Suriye'de Alevi kadınlara dönük katletme ve alıkoyma olayları Mersin, Hatay ve İzmir’de kadınlar ve Alevi kurumları tarafından protesto edildi. 
 
HATAY
 
Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri, Abdullah Cömert Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı, Emek ve Demokrasi Güçleri adına Samandağ adına Alevi Kültür Dernekleri Samandağ Şubesi Başkanı Kenan Kahiloğulları okudu. Kahiloğulları, Suriye’de yıllardır süren savaş politikalarının halklar üzerinde baskı ve korku rejimi yarattığı belirtilerek, HTŞ’nin özellikle kadınları ve Alevi toplumunu hedef aldığı ifade etti. Kahiloğulları, “Bugün bu karanlığın hedefinde Alevi kadınlar vardır. Kaçırılan, tehdit edilen, zorla alıkonulan kadınlar üzerinden bir halk teslim alınmak istenmektedir” diye belirtti.
 
Basın açıklamasının ardından kitle, sloganlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi.
 
MERSİN
 
Mersin Kadın Platformu, Yenişehir ilçesine bağlı Pozcu Semti’nde bulunan Koton’unu önünde açıklama yaptı. “Suriye’de kadınlar kaçılıyor, kaybediliyor, tecavüze uğruyor, susmuyoruz!” yazılı pankartının yanı sıra “Susmayacağız Suriye’deki kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız” , “Suriye’de kadınlar yalnız değildir” ve “Suriye’deki katliamlar derhal durdurulsun” dövizlerini taşıyan kadınlar sık sık "Alevi kadınlar yalnız değildir" ve "Jin jiyan azadî" sloganları attı.
 
‘SESSİZ KALMAYACAĞIZ'
 
Açıklamayı platform adına yapan Elif Kök Esmer, Suriye’de özellikle Alevi kadınlara yönelik gerçekleştirilen kaçırma, işkence, kaybetme ve infaz iddiaları karşısında öfkeli ve isyanda olduklarını ifade etti. Elif Kök Esmer,  “Kadın bedenini savaş ganimeti olarak gören anlayış dün olduğu gibi bugün de kadın düşmanı politikaların bir parçasıdır. Suriye’de Alevi kadınların hedef alınması yalnızca bireysel suçlar değil; kadınları, kimlikleri ve inançları üzerinden sindirmeyi amaçlayan sistematik saldırılardır. Biz kadınlar biliyoruz ki savaşlarda ilk hedef kadınların yaşamı, emeği, bedeni ve özgürlüğü olur. Kaçırılan, kaybedilen, işkenceye uğrayan kadınlar için sessiz kalmayacağız. Erkek egemen savaş politikalarının, cihatçı çetelerin ve kadın düşmanı yapıların ürettiği şiddeti teşhir etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
 
‘KADINLARIN DİRENİŞ HAFIZASI  BASKIYLA YOK EDİLEMEZ’
 
Kadınların özgürlük mücadelesinin tarih boyunca baskı, işkence ve idam politikalarıyla susturulmak istenildiğini belirten Elif Kök Esmer, “Daha önce idam edilen Leyla Kasım şahsında, halkların özgürlüğü ve kadınların eşit yaşam mücadelesi için yaşamını yitiren tüm kadınları saygıyla anıyoruz. Kadınların direniş hafızası baskıyla yok edilemez; mücadelemiz dayanışmayla büyümeye devam edecektir" dedi.
 
İZMİR 
 
İzmir Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirdiği açıklamada, “Suriye’de HTŞ zulmüne karşı direnen kadınlar onurumuzdur” yazılı pankart taşındı. Basın metnini kitle adına Gülay Serin okudu.  Suriye’de Alevi kadınlara yönelik suçların sistematik biçimde devam ettiğini ifade eden Gülay Serin, “Kaçırılan kadınların İdlib merkezli köle pazarlarında satıldıkları, fidye karşılığında rehin tutuldukları, işkence ve tecavüze uğradıkları ve birden fazla erkekle nikâhlandırıldıkları defalarca raporlandığı hâlde, HTŞ rejimi bu vahim suçları engellemek yerine yalnızca inkâr politikası izlemiştir. Bir yılı aşkın süredir soykırım kuşatması altında yaşayan Suriye Alevileri, kaçırılan çocuklarını ve yakınlarını büyük bir çaresizlik içinde aramaktadır. Bu çaresizlik, dünyanın sessizliğinden kaynaklanmaktadır. Bu çaresizlik; katliamcıların, tecavüzcülerin ve kadınları kaçıranların cezasız bırakılmasından beslenmektedir” dedi. 
 
Suriye’de kaçırılan kadınların bir sayıdan ya da isimden ibaret olmadığını kaydeden Gülay Serin, son olarak şu ifadelere yer verdi: “Onlar bir çığlık, bir direniş ve insanlık vicdanına yöneltilmiş bir çağrıdır. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası insan hakları ve kadın hakları örgütlerine çağrımızdır: Betül Süleyman Alluş derhâl özgür bırakılmalı ve ailesine teslim edilmelidir. Colani rejiminin, başta Alevi kadınlar olmak üzere Suriye’de kadınlara yönelik şiddeti durdurması; suçluların cezalandırılması ve caydırıcı önlemlerin alınması amacıyla acilen somut uluslararası müdahale mekanizmaları devreye sokulmalıdır. Colani rejimi ve bağlı cihatçı grupların Alevilere, azınlıklara ve özellikle kadınlara yönelik suçlarının araştırılması amacıyla bağımsız bir uluslararası inceleme heyeti oluşturulmalı ve Suriye’de derhâl saha incelemesi başlatılmalıdır."