‘R Tipi cezaevleri tecride çevrilmiştir’
HABER MERKEZİ - Ağır hasta tutsaklar Fevzi Arslan, Abdulmenaf Aytaç ve Ebubekir Yulu’nun yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekilerek, bir an önce tahliye edilmeleri çağrısı yapıldı.
İnsan hakları aktivistleri, tutsakların aileleri, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla başlattıkları haftalık eylemlerini Ankara, İzmir ve İstanbul'da devam ettirdi.
İSTANBUL
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği “F Oturması” eylemi 238’inci haftasında devam etti. İstanbul Beyoğlu’nda bulunan dernek binaları önünde yapılan eylemde, bu hafta Samsun Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Fevzi Arslan’ın durumuna dikkat çekildi. Eylemde sık sık “Tedavi haktır engellenemez” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı. “Hasta Maphus Fevzi Arslan Serbest Bırakılsın” pankartın açıldığı eylemde, basın metnini İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Gülseren Yoleri okudu.
Cezaevlerinde baskı ve hak ihlallerinin devam ettiğini söyleyen Gülseren Yoleri ,”Yalnızca mahpusları değil, mahpus yakınlarını da etkileyen bu sorunlardan biri de sürgün ve sevk uygulamaları. Pek çok mahpus tutuklu yargılanırken bile mahkemelerinden ve ailelerinden kilometrelerce uzaktaki bir hapishaneye sürgün veya sevk ediliyor. Bu durum savunma hakkı ihlallerine yol açması yanında mahpus yakınlarının görüşe gitmesini de zorlaştırıyor. Mahpus yakınlarının yaptığı başvuruların pek çoğunda bu hak ihlali anlatılıyor. Öyle durumlar oluyor ki kimi aileler yıllarca ziyarete gidemiyor. Gittiklerindeyse dayatma ve hak ihlalleriyle karşılaşabiliyorlar. Bu duruma karşı çıkınca da görüşe alınmıyorlar. Bunun son örneği, basına yansıdığı kadarıyla Samsun Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde yaşandı. 4 Mayıs’ta hapishaneye açık görüşe giden adli mahpus yakınlarına çıplak arama dayatıldı. Mahpus yakınları üç gardiyan tarafından kameraların bulunmadığı bir odaya götürüldü ve bu odada ‘detaylı arama’ adı altında çıplak arama dayatıldı. Karşı çıkanlaraysa ‘Kabul etmezseniz görüş yapamazsınız’ denildi. Bu uygulamalar bir hak ihlali olduğu kadar açık bir işkencedir ve derhal son verilmelidir” dedi.
‘ATK RAPORUNA RAĞMEN TAHLİYE EDİLMİYOR’
Hasta tutsak Fevzi Arslan’ın sağlık durumuna dikkat çeken Gülseren Yoleri, “60 yaşındaki Fevzi Arslan beyin kanamasına bağlı gelişen beyin atrofisi ve buna bağlı geliştiği söylenen Alzheimer, Şizofreni ve Parkinson hastası olup, bu hastalıklardan kaynaklı sık sık baygınlık, kriz, bedeninde titreme, ayaklarda uyuşma, ailesini tanımama ve yemek yemeyi unutma düzeyinde unutkanlık, ciddi kilo kaybı gibi ağır sağlık sorunları ile baş etmeye çalışmakta, yaşamını ancak dışarıdan destekle sürdürebilmektedir. Ailesi tarafından verilen bilgiye göre Fevzi Arslan 2018 yılının Ekim ayında gözaltına alındı ve 15 gün boyunca gördüğü ağır işkence sonucu beyin kanaması geçirdi. Hastaneye kaldırıldı ve tedavisi devam ederken tutuklandı. Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine sevk edildiği Adli Tıp Kurumu, ‘Tek başına hapishanede kalamaz’ raporu vermesine rağmen serbest bırakılmayan Fevzi Arslan, kişisel bakımına destek sağlayacağı düşüncesi ile kardeşinin bulunduğu koğuşa konuldu. Oğlu son açıklamasında; ‘Babamın durumu çok kötü. Günde üç kez kriz geçiriyor, bilincini kaybediyor. Her krizde sanki ölümle mücadele ediyor gibi. Bunu bizzat aynı koğuşta olan kardeşi söylüyor. Her defasında hapishane idaresi tarafından hastaneye götürülüyor, ancak acil müdahale sonrası tekrar geri getiriliyor, başkaca etkili bir tedavi ve bakım sağlanmıyor. Kaygımız, babamın içerde ölmesidir. Bunu istemiyoruz. Babamın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz’ demiştir. Ağır hasta tutsak Fevzi Arslan ve cezaevi koşullarında tedavisi yapılmayan bütün hasta tutsakların serbest bırakılarak sağlık ve yaşam haklarımın korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
İZMİR
İHD İzmir Şubesi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla Konak Eski Sümerbank binası önünde açıklama yaptı. 378'inci hafta eylemi Menemen R Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta 71 yaşındaki Abdulmenaf Aytaç için yapıldı. Açıklamada, "Hasta mahpuslar ölüyor. Susma suça ortak olma" pankartı açıldı.
'REHABİLİTASYON TECRİDE ÇEVRİLMİŞTİR'
İHD İzmir Şube Yöneticisi Vetha Aydın, Aytaç'ın tek başına bir hücrede tutulduğunu belirterek, "Tekerlekli sandalyeye mahkûm, 71 yaşında ve çoklu kanser hastası bir bireyin, kişisel bakımını dahi tek başına yapamayacağı gün gibi ortadayken, 'aynı siyasetten başka mahpusun bulunmadığı' gibi bir gerekçeyle tek başına tutulması, sağlık hakkının ötesinde yaşam hakkının ağır ihlalini teşkil etmektedir. Üstelik bu izolasyon sadece hücre ile sınırlı kalmamakta, mahpus havalandırmaya, sohbete ve diğer tüm ortak faaliyetlere de aynı gerekçeyle tamamen yalnız çıkarılmaktadır. R tipi cezaevlerinin amacı rehabilitasyon iken, Abdulmenaf Aytaç için bu süreç ağır bir tecride dönüşmüştür" dedi.
‘HASTA MAHPUSLARA ÖZGÜRLÜK’
İlgili tüm kurumları sorumluluk almaya, kamuoyunu Aytaç’ın sesi olmaya çağıran Vetha Aydın, taleplerini şöyle sıraladı: "Abdulmenaf Aytaç’ın ilerlemiş yaşı, yüzde 65 engellilik oranı ve hayati risk taşıyan hastalıkları göz önüne alınarak tahliyesi sağlanmalıdır. Tahliyesi gerçekleşene kadar, tek başına tutulma dayatmasına son verilmeli, mahpusun bakımı ve steril bir ortamda tedavisi güvence altına alınmalıdır. Bizler; hasta mahpusların yaşam hakkı ve tedaviye erişim hakkı güvence altına alınana kadar, infaz sisteminde insan onurunu esas alan düzenlemeler hayata geçirilene dek taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz."
Açıklama, 5 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.
ANKARA
“Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi”, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla başlattıkları eylemlerin 610'uncu haftasında, Sakarya Caddesinde bir araya geldi.
Bu haftaki eylemde Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan ağır hasta tutsak Ebubekir Yulu’nun durumuna dikkat çekildi. Burada açıklama yapan İHD Ankara Şube Yöneticisi Keziban Kalın, Yulu'nun 33 yıldır cezaevinde tutulduğunu belirtti. Yulu'nun 30 Ocak 2024'te tahliye olması gerekirken İdare ve Gözlem Kurulu tarafından “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle 5 kez tahliyesinin engellendiğini aktaran Keziban Kalın, "Son iki hafta içinde üç mahpusun daha infazının uzatıldığı bilinmektedir. Bu durum, Kırşehir S Tipi Hapishanesi’nde keyfiliğin istisna değil, kural haline geldiğini göstermektedir" dedi.
ÇOKLU HASTALIKLARINA RAĞMEN TEDAVİ EDİLMİYOR
Yulu'nun zehirli guatr, prostat hastalığı, kalpte ritim bozukluğu, böbreklerinde kistler, boyun fıtığı, bel fıtığı, kalçada sekme, kollarda sürekli uyuşma, çok ağır diş sorunları ve yıllardır devam eden kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi çeşitli hastalıklarının bulunduğunu ifade eden Keziban Kalın, "Bu hastalıkların tümü bir arada değerlendirildiğinde, Ebubekir Yulu’nun hapishane koşullarında yaşamını sağlıklı biçimde sürdüremediği açıktır. 6 Mayıs 2026 tarihinde diş tedavisi için hastaneye sevk edilmiş; ancak 'sıra gelmediği' gerekçesiyle hiçbir işlem yapılmadan hapishaneye geri götürülmüştür. Aynı şekilde anjiyo olması gerektiği halde iki kez hastaneye götürülüp yine 'sıra gelmediği' söylenerek geri getirilmiştir. Son olarak 29 Nisan 2026 tarihinde anjiyo için sevk edilmiş, fakat yine işlem yapılmadan hapishaneye geri götürülmüştür" diye belirtti.
Keziban Kalın, tedaviye erişimi engellenen Yulu'nun bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.