METU Kurdî bir yaşında

Paylaş:
ANKARA - ODTÜ'de Kürt dili ve kültürüne dair çalışma yürütmek amacıyla kurulan METU Kurdî, birinci yılını tamamladı. Topluluk üyesi Jiyan Bahadır,  "Dilimizi, kültürümüzü bilip sahip çıkarsak, devlet dilimizi kabul etmeye ve statü vermeye mecbur kalacaktır" dedi.
 
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde kurulan Koma Lêkolînên Kurdî ya METU (Kürtçe Araştırmaları Topluluğu-METU Kurdî) birinci yılına girdi. Kuruluşundan bu yana Kürt kültürüne dair çalışma yürüten METU Kurdî, Kürtçe öğrenmek isteyen ODTÜ'lü öğrencilerin tercih ettiği yerlerden biri oldu. Öğrenciler, METU Kurdî çatısı altında bir araya gelerek, çeşitli etkinlikler düzenledi.
 
 
Üniversite Kurdî topluluklarının bir araya gelmesiyle 18 Nisan'da kurulan Kürt Dili, Kültürü ve Sanatı Üniversite Toplulukları Koordinasyonu (Tevgera Komaleyên Xwendekaran a Çand û Zimanê Kurdî-TEV-KOM) çatısı altında çalışmalarını sürdüren METU Kurdî üyesi Jiyan Bahadır, topluluk çalışmalarına dair ajansımıza konuştu.
 
METU Kurdî'nin bir yılda her kesimden öğrencinin dikkatini çekmeyi başardığını belirten Bahadır, topluluğun yalnızca Kürt öğrencilere değil Kürtçe ve Kürt kültürünü öğrenmek isteyen her öğrenciye açık olduğunu söyledi. 
 
On kişi ile başlayan çalışmaların şu an onlarca kişinin katılımı ile devam ettiğini kaydeden Bahadır, "Dilimizi ve kültürümüzü nasıl yaşatabiliriz diye düşündük. ODTÜ'de Kürt öğrenciler bir araya gelebilsin dedik. METU Kurdî, bu amaçla kuruldu. Burada halay atölyeleri, Kürt kültüründe önemli günleri örneğin Çarşema Sor, Şeva Yelda gibi günleri yüzlerce kişi hep birlikte kutladık. Bunlar dışında başlangıç seviyesi Kürtçe dersleri verdik. Yaklaşık olarak 25 kişi bu kursa katıldı. Hiç Kürtçe bilmeyen arkadaşlarımız burada Kürtçe konuşmaya başladılar" dedi. 
 
'ANLAMLI BİR YAŞAM HEDEFİMİZ VAR'
 
İki dönemdir başlangıç seviyesi Kürtçe ders verdiklerini kaydeden Bahadır, Kürtçeyi hiç bilmeyen arkadaşlarının şuan aileleri ile Kürtçe konuştuklarını belirterek, "Bu çalışmalarla bir 'deasimilasyon' yarattığımızı söyleyebilirim. Belki yüz yıldan fazla bir süredir Kürtler asimilasyona uğruyorlar ve tanınmıyorlar. Bu yüzden biz de Kürt gençler, Kürt öğrencilerin bir araya gelerek Kürt dili ve kültürü üzerine çalışma yürütmemiz gerekiyor. Öte yandan üniversite öğrencilerinin lümpen bir yaşam sürdürdüğünü görüyoruz. Bu çalışmalarla aslında anlamlı bir yaşam ve anlamlı ilişkiler, temiz arkadaşlıklar kurmayı da hedefliyoruz" diye belirtti. 
 
'ODTÜ'DE RESMİLEŞMESİ İÇİN BAŞVURU YAPILDI'
 
ODTÜ'de seçmeli Kürtçe dersi için imza kampanyası yaptıklarını belirten Bahadır, "Yaklaşık 400 imzayı rektörlüğe teslim ettik. Bir iki hafta içerisinde buna dair rektörlükten cevap bekliyoruz. Eğer kabul edilirse duyurusunu yapacağız; ancak kabul edilmezse bu karara karşı sesimizi çıkaracağız. METU Kurdî topluluğunun resmi olarak kabul edilmesi için de başvuruda bulunduk. Bu süreç de devam ediyor" diye konuştu. 
 
DAĞ VE GÜNEŞ SEMBOLÜ
 
Düzenledikleri etkinliklerin yoğun ilgi olduğunu hatta farklı görüşteki öğrencilerin dahi etkinliklere geldiklerini aktaran Bahadır, "Bazı katılımcılar, logomuzdaki 'dağ' ve 'güneş' sembollerinin anlamını sordular. Güneşin dünyamızı aydınlattığını, Dehaq'ın zulmüne karşı Kürt gençlerinin dağlara çıkarak kendilerini savunduklarını, bu yüzden bu iki sembolü logomuza taşıdığımızı söyledik. Onlara dağ ve güneşin Kürtler için kıymetli olduğunu anlattık.  Burada amacımızın demokratik ve komünal bir yaşam olduğunu gördüler" diye belirtti. 
 
KONFERANS VE ÇALIŞTAYLAR DÜZENLECEK
 
Üniversitelerde faaliyet gösteren Kurdî toplulukların bir araya gelmesiyle kurulan TEV-KOM'un çalışmalarına da değinen Bahadır, "Biz ODTÜ'de bir araya geldik ama bu yeterli değildi. Kürt ya da Kürtçe ile ilgilenen öğrenci sadece ODTÜ'de yok her üniversitede varlar. Nasıl ki burada bir araya gelerek büyük bir güç ortaya çıkardıysak başka okullarda da birlikteliğimizi büyütebileceğimizi düşündük. Bu yüzden farklı üniversitelerdeki topluluklarla bir araya gelerek TEV-KOM'u kurduk. 15 Mayıs'ta Kürt Dil Bayramı kapsamında bu TEV-KOM olarak okullarımızda bayramımızı kutlayacağız. Önümüzdeki zamanlarda da farklı çalışmalar planlıyoruz. TEV-KOM olarak Kürt dili ve kültürü üzerine konferans ve çalıştaylar planlıyoruz" diye kaydetti.
 
'MÜCADELE SONUCU KABUL EDİLDİ'
 
Kürtçe için verilen mücadeleye dikkat çeken Bahadır, "Türkiye Devleti kurulduğunda Kürtçe yasaklanmıştı, inkar ediliyordu. Ancak halkın direnişi ve ısrarı sonucu artık kimse 'Kürt yok, Kürtçe yok' diyemiyor. Bu halkımızın mücadelesi sonucu kabul edildi. Yoksa bizi inkar edenlerin insafa geldiği bir gerçeklik yok. Kürtçenin resmi dil, eğitim dili olması gerekiyor. Dil yalnızca evde konuşularak yaşatılamaz. Eğer çocuklar dışarıda birbiriyle Kürtçe konuşursa, okulda Kürtçe ders alabilirse, televizyonda Kürtçe hazırlanmış içerikler izleyebilirse ancak dil yaşatılabilir. Kürtçemizi ilerletmemiz gerekiyor. Dilimizi, kültürümüzü bilip sahip çıkarsak, kurumlarla çalışmalarımızı çoğaltırsak, devlet dilimizi kabul etmeye ve statü vermeye mecbur kalacaktır” dedi. 
 
MA / Sema Bingöl