Dîlok sanayisi S.O.S. veriyor
DÎLOK - Dîlok’un yüzyıllık sanayi tarihinde görülmemiş bir konkordato dalgasıyla karşı karşıya olduğunu belirten iş insanı Osman Demirci, Halep'ten taşınan işletmelerin geri dönüş hazırlığında olduğunu, bunun ise 30 bin işçinin işsiz kalması demek olduğunu söyledi.
Önemli sanayi merkezlerinden biri olan Dîlok’ta ekonomik kriz derinleşiyor.2009-2012 yılları arasında Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (MAREV) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın yanı sıra Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği (GAHİB) yöneticiliği yapan iş insanı Osman Demirci ile Dîlok sanayisindeki krizin ulaştığı boyutları konuştuk.
İŞLETMELER FAİZ YÜKÜ ALTINDA
Turizm şirketi olan ve şimdi kentte lojistik işleri yapan Demirci, Dîlok’ta kurulu olan 6 organize sanayi bölgesinde yaklaşık 250 bin işçinin çalıştığını söyledi. Kentin yüzyıllık sanayi tarihinde görülmemiş bir konkordato dalgasıyla karşı karşıya olduğunu belirten Demirci, üretimin yüzde 70’inin krediyle döndüğü kentte, yüksek faiz oranlarının işletmeleri nefes alamaz hale getirdiğine dikkati çekti. Demirci, “Dünyada en yüksek faiz veren üçüncü ülkeyiz. İşletmelerin bu faiz yükü altında yaşama şansı çok zor" diye belirtti.
HALEP SANAYİSİ VE İŞSİZLİK TEHDİDİ
Dîlok sanayisinde son 10 yılda Suriye patentli şirketlerin yüzde 20’lik bir paya sahip olduğunu aktaran Demirci, Halep sanayisinin sermaye ve makine parkuruyla Dîlok’a taşındığını söyledi. Suriye’de değişen siyasi iklimle birlikte bu şirketlerin geri dönüş hazırlığı içinde olduğunu belirten Demirci, şu uyarıda bulundu: "200-300 fabrikanın geri dönüşü, 30 bin işçinin işsiz kalması demektir. Bürokrasi şimdiden önlem almazsa, Antep sanayisi büyük bir travma yaşayacak.”
'1 MAYIS BİR GÜN DEĞİL HER GÜN HATIRLANMALI'
Sanayideki tıkanıklığın aşılması için acil adımlar atılması gerektiğini dile getiren Demirci, çıkış yolunun ise düşük faizli Eximbank (Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.) kredileri olduğunu savundu. Bu kredilere ulaşımın zorlaştırıldığını ve yüksek ipotekler istendiğini söyleyen Demirci, Ekonomi Bakanlığı ve hükümetin düşük kredilerle sanayiciye sahip çıkmaması durumunda çöküşün kaçınılmaz olacağını söyledi. Yaklaşan 1 Mayıs vesilesiyle emekçilerin çalışma koşullarına da dikkat çeken Demirci, günün sadece yılda bir gün kutlanacak bir sembol olmadığını vurguladı. Demirci, "Emekçiler bu ülkenin kalkınma lokomotifidir. Alın teri döken, istihdamı ve refahı sağlayan asıl güç onlardır. Dolayısıyla fotoğrafın tersine dönmesi gerekir; işveren işçiye teşekkür etmelidir, işçi işverene değil" diyerek gelir adaletsizliğine tepki gösterdi.
Tüm emekçilerin 1 Mayıs'ını kutlayan Demirci, onurlu bir yaşam ve hakça bölüşüm talebini yineleyerek, şöyle devam etti: "Her ailede bir emekçi var. Emekçi olmadan ne kalkınma ne de refah olur. Şimdiden tüm işçi kardeşlerimin 1 Mayıs’ını kutluyorum. Bugünün, emekçilerin haklarının iyileştirildiği, gelir dağılımının adil olduğu ve onurlu bir yaşamın kurulduğu günlerin habercisi olmasını diliyorum. Umarım 1 Mayıs'ı sadece bir gün değil, emekçinin değerinin bilindiği her gün hatırlarız."
MA / Ekrem Tunçoğlu
