Sonsuzlaşanların kilamı Amed’te yankılandı ANALİZ
AMED - Sonsuzlaşan özgürlük savaşçılarının kilamı yankılandı Amed’te. Onların bıraktığı kilam dilden dile dolandı, söz verdi tüm Kürdistan, mücadelenizin verdiği güçle yeniyi inşa edeceğiz.
Zaman, göreceli bir kavram, en az sonsuzluk ve yaşam gibi. Sonsuz olmanın ölümsüzleşmenin de sırrı zamanda, mekanda bırakılan izde gizli. Ölümün de döngünün bir devamı olduğu bilinir. Ölüm, yaşamın sonsuzluğunda yeni bir zincirin halkası. Kimi zaman görünmez olur, bir noktaya dönüşür, kimi zaman ise bıraktığı iz, dağ olur, su olur akar, çağlar…
ZAMANIN KANADI
Zamanın kanadı olur mu ya da insanın? Hangi vakit kanatlanır bir insan. Zamanda süzülür ve sonsuzlaşır. Bir toprağa sevda, özgürlüğe tutkudur sonsuzlukta kanatlandıran. Gökyüzünde kanatlanarak yıldızlaştıran özgürlük sevdasının bütünüdür.
‘BAŞARDIK, BURADAYIZ’
Kürdistan toprağıyla bütünleşen adlarını özgürlüğün dağlarına yazdıran gençler, güler yüzleri, kararlı duruşlarıyla Amed’in misafiri oldu. Farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitiren ve savaşın sıcaklığı nedeniyle yıldızlaştıkları bu zamana duyurulan özgürlük savaşçıları için Amed’te taziye kuruldu. Özgürlük için yola koyuldukları kentle buluştular. Koşuyolu Parkı’nda binlerin katılımıyla kurulan taziyeyle gençlerini bağrına bastı Amed. Masalar kuruldu, tek tek fotoğraflar karanfiler ve kesk, sor û zer örtülerle süslendi. Gülümseyen fotoğraflar, mücadelenin gücü, duruşuyla karşıladı her geleni. Her bir fotoğraf, “Başardık, buradayız, varlığımızı kanıtladık buradayız Amed ile buluştuk” dedi.
Masaların arkasında oturan aileler ile birlikte tüm Amed taziyeleri kabul etti. Binler aktı Koşuyolu parkına, her gelen özgürlük için kanatlananları selamladı, annelerinin ellerinden öptü, kardeşlerine omuz verdi.
KÜRDİSTAN’IN YÜKÜNÜ SIRTLAYANLAR
Ağlayan da oldu, hüzünlü gözlerle bir bir fotoğrafları izleyen de ama herkes biliyordu Kürdistan’ın özgürlüğünün sırrı bu fotoğraflarda gizli. Kitlesel olarak gelenler sloganlarını tüm Amed’e duyurdu. Bir kez daha onların ruhuna dokundu sloganlarla, adlarını tarihe yazdıranları andı. Onlarla birlikte Kürdistan’ı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne taşıyanları andı. Kimisi tekerlekli sandalyeyle, bastonuyla, çocuklarının desteğiyle gelen anneler gururla çocuklarının mücadelesini sırtladı, öptü fotoğrafını. Her gelen kucaklaştı, ellerini tuttu bir birinin Kürdistan’ın özgürlük mücadelesinin ağır yükünü paylaştı. Kimi anne ikinci kimi anne ise üçüncü çocuğunu kaybediyordu bu mücadelede. Tüm eylemlerin öncüleri Barış Anneleri de o sonsuzlaşanları bir kez daha bağrına bastı, diğer annenin elini tuttu, tüm taziyeleri kabul etti. Kürdistan’ın, dağların yükünü sırtlayan, bir halkın özgürlüğüne yol açanların anne, baba ve kardeşleri olarak acı duysalar da vakur duruşlarıyla ağıt yakmadılar, çocuklarının miras bıraktığı kilamı söylediler.
O kilam tüm parkta yankılandı, üç gün boyunca alanı dolduran binlerin dilinde kente yayıldı şehirden şehre tüm Kürdistan o ezgiye eşlik etti. Gençler sloganlarla alanı doldurdu, bir bir annelerin eline sarıldı, evlatları oldu. 7’den 70’e herkes sahiplendi taziyeyi, fotoğrafların her birine baktığında kendi evladı gibi bastı bağrına, elini bir güle dokunur gibi incitmeden gezdirdi fotoğrafların üstünde. Bu toprakların öncülerinin, yıldızlaşanlarının mücadeleleri önünde böylece saygıyla eğildi.
KÜRDİSTAN’IN IŞIĞI
Ölüm değil döngüye dahil olanlar için bir araya geldi Amed. Mücadelelerinin nasıl da yaşamsallaştığını, onların mücadeleleri yaşamsallaştıkça nasıl da sonsuzlaştığını anlattı Amed. Amed’ten yola çıkıp Zap, Avaşin, Zağros, Garê’ye giden, mücadeleleriyle Kürdistan olanlar sonsuzlaşarak Amed’e geri döndü. Birer yıldız gibi Amed semasını aydınlattı, Kürdistan’a ışık oldu. O ışık altında toplandı Amed. Üç gün süren taziyenin ardından Koşuyolu Parkı’nda anma programı düzenlendi. Fotoğrafları ışıklarla sahneye dizildi, anneler elleri yüreklerinde en önde o saygı duruşuna katıldı. Hep bir ağızdan “Çerxa Şoreşê” marşı okundu. Törende konuşmalar da yapıldı ama söz de sonsuzlaşanların açtığı yolda söylendi, atılan her adım ve slogan da onların mücadelesinin özüne bağlılığın nişanesi oldu. İsimler tek tek yankılandı, arşa ulaştı slogan ve zılgıtlarla…
DÜŞMEDİLER TOPRAK SARDI ONLARI
Sonra ekran mücadelede kanatlanıp sonsuzlaşanlara bırakıldı. Düşmeyen, Kürdistan toprağının sarıp sarmaladığı, gençlerin sözlerine yer bırakıldı. Her birinin görüntüsü, sözü, yeniden yankılandı parkta. Neden mücadeleye katıldıklarını bir kez daha söylediler. Her biri bir kez daha Kürdistan mücadelesinin ana çıkışına işaret etti, “Ya özgür bir yaşam ya da ölüm”. Özgür bir yaşam ve Kürdistan için ölümü yenenlerin kilamıydı ekranda yankılanan. Uzun yollar yürüyüp, dağlar aşan, dağ olan, taş olan, toprağın sesini içinde hissedenlerin kilamıydı. Ölüm onların görkemiyle küçüldü, bir halkın varlık mücadelesinde toprağa düştüler, önce toprak onları sardı sonra da Amed’le birlikte tüm Kürdistan.
Ekrandan onların mücadele sözü yankılandı, binler karşıladı bu sözü. Önce alandakiler sonra da tüm Kürdistan onların mücadelesini sahiplendi ve onların huzurunda bir kez daha yeniyi inşa etme sözünü verdi.
MA / Dicle Müftüoğlu